Genel / Röportajlar

Derya Karadaş: “Ben konsomatris değilim”

Gülse Birsel’in son keşfi, Yalan Dünya’nın Zerrin’i, Derya Karadaş.

Zerrin İffet’i gerçek sananlar için hemen söyleyeyim, konsomasyona çıkmıyor. Önünden geçmiş ama hayatında hiç pavyona gitmemiş.Kadın bedeninin sömürüsü, konsomasyonun ahlaki boyutu gibi konuları tabii ki konuşmadım. Oturduk, kah kah gülerek eğlendik. Kadın komik ayol. Söylediği her laf ağzından gülerek çıkıyor.

Oyunculuğunu değerlendirmek haddim değil ama tiyatroda da izleyince önünde secdeye varmak geldi içimden.

Seviyorum. Hastasıyım.

“BENİ GERÇEKTEN PAVYONDAN ÇIKIP DİZİDE OYNUYORUM SANIYORLAR”

Bu sıralar ruh halin nasıl?

Karışık. Ben de bilmiyorum.

Neden?

Nasıl anlatsam… Şöhret pek bana göre değil. Her zamanki Derya olarak gezip tozmak istiyorum.

Ya sormayı unuttum kusura bakma, ne içersin?

Türk kahvesi içerim. Önce biraz sohbet etseydik hemen başlamayalım (Gülüyor)

Olmaz. Kayıt altında olacak her şey. Zaten sohbet havasında olacak merak etme. Sokakta tanınmaya başladın mı ilk onu sorayım…

Henüz başlamadı. Çünkü dizideki aşırı makyaj ve farklı kostümler nedeniyle 40 yaşlarında bir kadın olduğumu düşünüyorlar. Tahmin edip yanaşanlarla konuştuğumda da sesimden anlıyorlar ama ‘o sen değilsin onun yaşı çok’ gibi yorumlar geliyor.

İnternette yazılanlara baktım, senin oyuncu olduğuna inanmıyorlar. Gerçekten konsomatris olduğunu düşünenler var.

Ben oyuncuyum. Konsomatris değilim. (Gülüyor) Konuk oyuncu olarak oynuyorum dizide. 20 bölümün yaklaşık 10 tanesinde oynadım, aslında kadroya dahil oldum. Beni gerçekten pavyondan çıkıp orada oynuyorum zannediyorlar. Aslında bu güzel bir şey.

Tabii, oyunculuğundaki üstünlüğü gösteriyor.

Şimdi tiyatro oyunumda da kadın bedeninde bir erkeği oynuyorum.

Hadi ondan konuşalım. Oyunun adı “Dur Bir Dakika”ydı değil mi?

“Dur Bi Dakka”

Tamam, “Dur Bir Dakka”

“Dur Bi Dakka”

“Dur Bi Dakika”

Hahaha “Dur Bi Dakka” (Koptu)

Hahaha tamam “Dur Bi Dakka”. (Koptum) Evet, nedir rolün?

Paso Tiyatro’nun yeni oyunu. Paso Tiyatro yeni kuruldu. Beş-altı aylık bir grup. Çok yeni olmasına rağmen çok güzel tepkiler aldı, çok doğru bir yere geldi. Önümüzdeki sezon da Dur Bi Dakka oyunu devam edecek. Kendi yazdığımız, kendi ürettiğimiz bir oyun. Fantastik bir komedi. Bir türkücüyü oynuyorum. Kadın bedeninde bir erkeği oynuyorum. Çok hoş eleştiriler var.

Nasıl bir erkek?

Doğulu, türkücü, Anadolu’nun bağrından kopmuş gelmiş bir erkek. Kadının erkeği oynaması çok sevimsizdir aslında. Seyirciyi irrite eder. Bu yüzden üzerinde çok düşündüm. Gelen iyi tepkilere göre de iyi bir enerjiyi de yakaladık sanırım.

Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde hocalık devam ediyor mu?

Ediyor. 2007’de mezun oldum ben. İki yıl asistanlık yaptım ve üçüncü yıl Müjdat Hoca dersini bana emanet etti, konservatuvarda hoca oldum.

“BENİM DALAĞIM GEVŞEKTİR, HEMEN GÜLERİM”

Yalan Dünya nasıl başladı?

Dizinin oyuncu seçmeleri sırasında biz oyunun prova aşamasındaydık. Ajansım Gülse Birsel’in yeni bir diziye başladığını ve görüşmem gerektiğini söyledi. Ben de, “Amaaan Gülse Birsel ajanstan oyuncu mu seçecek” diye kılımı kıpırdatmadım. Fakat sonra ajanstaki arkadaşları kırmamak için gittim. Aslında başka bir rol için gittim. İlk iki gün iki farklı rol için denediler. Üçüncü gün Gülse Birsel ve Jale Atabey benimle tanışmak istemişler. Gittim. Sohbet ettik. İki rol için de uygun bulmadılar ama benim için başka bir rol yazacaklarını söylediler. Gülse Birsel “Pavyonda olmalısın” dedi ve Zerrin rolünü yazdı.

Zerrin’i seviyor musun?

Zerrin’i seviyorum. Çatlak, komik, konsomatris ama bir türlü olamıyor. (Gülüyor)

Zerrin’in soyadı var mı?

Yok.

Hiç pavyona gittin mi?

Hiç gitmedim. Fakat Kadıköy’de oturuyorum ben. Kadıköy Rıhtım’da çok fazla pavyon vardır. Oraların önünden geçerken çalışan kadınları görmüşlüğüm oldu ama tanışma durumu olmadı. Zaten bu rol için gözlem yapmak, pavyona gidip malzeme toplamak gibi bir şeye gerek yok. Oyuncu olarak algıda var zaten.

İrem Sak’la (Tülay) anlaşabiliyor musunuz?

Çok. Geçen gün Olgun Abi (Şimşek) geldi “Ya bu ikili harika, bunlara yazılsın” dedi. Çok eğlenerek çalışıyoruz.

Robot dansınız muhteşemdi.

Ya onu bir süre gülmekten çekemedik. O bölümün son günüydü. Onlar sabahtan beri çalışıyorlardı, son sahne de o sahne. İki tane dansı gelmiş, koreografi yapmış, girdim içeri, hoca da çok yorulmuş bütün gün, “Derya burada tumbayı çalıyorsun, oradan gidip koreografiyi yapacaksın, oradan oryantale bağlayacaksın” dedi gitti. Hass… ne yapacağım ben dedim (Gülüyor) Neyse dur bakalım başlayalım bir şeyler çıkar dedim içimden. Koreografi benden önce çalışılmış, ayak uydurdum, oradan tumbaya geçtim, sonra robot dansı, oryantale bağladım, halaydan girdim, Romen’den çıktım, sinirlerim alt üst oldu, gülmeye başladım. (Gülüyor) Sonra kendimi tiyatro sahnesinde zannettim. Benim dalağım gevşektir, gülerim. Seyirci bana güler, susar, ben gülmeye devam ederim. Çok eğlendim o sahneyi çekerken çok. (Gülüyor)

Dizide en sevdiğin karakter hangisi?

Olgun Abi’nin (Şimşek) karakterlerini çok seviyorum. Özellikle Ahmet karakterini.

Sette dedikodu var mı?

Var ama söylemem. (Gülüyor)

“HAYALİM DRAMATİK BİR KARAKTERİ OYNAMAK”

 Sık röportaj yapmıyorsun. Neden?

Ben utangaç biriyim. Pek tarzım değil röportaj yapmak. Bir kez oynadığımız oyunla ilgili bir röportaj yapmak istediler. Çok keyifli bir röportajdı ama Müjdat Hoca’nın (Gezen) ağzından söylediğim şeyleri benim lafımmış gibi yazdılar. Bu da çok hoşuma gitmedi.

Hep komedi rollerindesin. Bu özel bir tercih mi?

Aslında öyle denk geldi. Tiyatroda da, televizyonda da… İyi bir sinema projesinde dramatik bir karakteri oynamak hayallerimden biri.

İzlediğin diziler var mı?

Çok dizi izlemem ama özellikle vakit ayırıp bizim diziyi izliyorum. Öyle Bir Geçer Zaman Ki’ye bakıyorum. Televizyon karşısında çok vakit geçirmiyorum.

Film tavsiyen var mı?

Yeraltı’nı izledim. Çok beğendim. Utanarak söylüyorum Godfather serisini yeni izledim. Çok çok sevdim. Tavsiye ederim.

Müzik?

Ayırt etmiyorum. Pek çok müzik türünü dinliyorum. Anadolu’nun Kayıp Sesleri belgeselini izledim ve hemen CD’sini aldım. Bu aralar sık sık onu dinliyorum.

“SİMOL BEDEN KÜLODUN YANLARDA BIRAKTIĞI İZ GİBİSİN”

Ağlayabilen biri misin?

Çok zor ağlarım. Kendimi ağlarken çok zor yakalarım. Ağladığımda da kendime yabancılaşıp malzeme çıkarmaya çalışıyorum. (Gülüyor)

Çabuk güler misin?

Çok çabuk gülerim. Her şeye gülerim.

Koptuğun bir durum oldu mu son zamanlarda?

Sette, robot dansını çekerken fena koptum. (Gülüyor)

Geçtiğimiz haftalardaki silikon askısı kopan sutyen muhabbeti de çok komikti…

Ya Gülse bana çok güzel, çok komik yazıyor. Zerrin’in ağzından çıkanlar izleyenlerin diline pelesenk oluyor. Kırk yıl düşünsem aklıma gelmez. O çekimden önce ezber yaparken önce uzun uzun mantığı kavramaya çalıştım. Yaz başı beyaz bıngıl vücuda bikini denediğimde yaşadığın talihsizlik, simol beden külodun yanlarda bıraktığı iz gibisin… (Gülüyor) Çok fena ya, okurken de çok gülüyorum. 

“KATİBİMİN ÇEŞMESİ UZUN”

Kaç yaşındasın?

31 yaşıma girdim.

Ne burcusun?

Boğa.

İnanır mısın burçlara?

İnanırım. Özelliklerini de taşırım.

Hayatında biri var mı?

Yok.

Olsun istiyor musun?

Şu an istemiyorum. Kariyer yapıyorum. (Gülüyor)

Ailenden bahseder misin biraz?

Babam işçi emeklisi. Annem ev hanımı. Ablam halkla ilişkiler sektöründe, şu anda bebek bekliyor. Kardeşim anaokulu öğretmenliği okuyor, müzikle ilgileniyor keman çalıyor. Ben doğma büyüme İstanbulluyum ama  ailem Tunceli’den Bingöl’e göç etmiş. Anne tarafımda mizah çok yaygın. Enstrüman çalanlar, şarkı söyleyenler, dengbej olanlar… Biraraya gelindiğinde sabahlara kadar gülünüp eğlenilir. Annemin taklit yönü çok güçlüdür. Ben sanırım ona çekmişim.

Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi bölümünü kazandın ama bıraktın ve konservatuvara başvurdun. Nasıl oldu?

Halk Eğitim Merkezi’nde tiyatroya gidiyordum. Mezopotamya Kültür Merkezi’nde Zincire Vurulmuş Prometheus oyununda oyuncuya ihtiyaç olmuş. Ben de başvurdum. Orada şu an Paso Tiyatro’nun da kurucusu olan Apo Kaya beni konservatuvara hazırlamak istedi. MSM’nin sınavına girdim ve kazandım. İlk aşamayı geçtim. İkinci aşamayı tereddütlü geçtim. İkinci aşamada müzik var. Ben hala bir şarkıyı baştan sona tam söyleyemem. Sesim faciadır. (Gülüyor) Sınavdan önce kardeşim Ayla’ya “bana öyle bir şarkı öğret ki sesimin kötü olduğu, detone olduğu sınavda anlaşılmasın” dedim. Bir şey ezberletti. Ertesi gün sınava girdim. İki satır okudum, Müjdat Hoca kesti. “bizim de bildiğimiz bir şey söyle, biz bunu bilmiyoruz” dedi. Bende tansiyon düştü. Başka hiç şarkı bilmiyorum. Artık oynamaya başladım, “ayyy heyecandan da aklıma gelmiyor ki” falan… (Gülüyor) “iyi Sezen’den Tarkan’dan söyle onları bilirsin” dedi, “tabii tabii bilmez miyim” dedim,  mahsus heyecanlıyı oynuyorum, tamam kızım git desinler gideyim diye uğraşıyorum, oynamaya devam ediyorum, aklıma gelmiyor, şudada budada diye geçiştiriyorum. “Madem Bingöllüsün bir türkü söyle” dediler, “ay dedim türkü hiç söylemeyeyim sesim çok kötü” dedim, güldüler, “biz zaten senin sesin iyi mi, kötü mü ona bakıyoruz” dediler. Şebnem Sönmez “haydi Üsküdar’ı söyle bari” dedi. Biliyorum dedim ama bilmiyorum (Gülüyor) neyse, başladım, “Üsküdar’a giderirken” dedim, Müjdat Hoca “Yavrum yanlış söyledin, doğru söyle” dedi, tamam dedim, yine yanlış söyledim, Müjdat Hoca “Yavrum sen hiçbir yere gidemiyorsun, ikinci yere gel” dedi, katibi biliyorum gerisini bilmiyorum, artık o yaşadığım sıkıntı stresten şöyle bir şey çıktı ağzımdan, “katibimin çeşmesi uzun” dedim, bütün jüri koptu. “Mehmet Ali Alabora “ya sen komik misin?” dedi, gülerler dedim. Annemin taklidini yapmamı istediler, benim sınav yarım saat sürdü. Okula alındım.

Beş yıl sonra ne olacak?

Şu an Hakan Günday’ın kitaplarını okuyorum. Birinde şöyle diyor, “Gelecekten geçmiş çıkarsa şimdiki zaman kalır.” Şimdiki zaman neyi gösteriyorsa ona yaşamaya çalışıyorum.

Hiper saçmalama soruları soracağım şimdi.

Beğenmediklerimi atlayabilir miyim?

Hayır. Yağmurlu bir günde yolda yürürken taksinin biri üzerini sırılsıklam ıslattı. İlk tepkin ne olur?

Küfrederim. Çok da sık yaşıyorum bu ıslanma durumunu!

Çok sık küfreder misin?

Çok sık küfretmem ama tam da dediğin gibi durumlarda hiç farkında olmadan ağzımdan çıkıverir.

En sık ağzından çıkan küfür nedir peki?

Hass… Bir de bir kadın olarak hiç mantığını kavrayamam ama “amk” derim.

Yoğurdu nasıl seversin?

Tam yağlı, kaymaklı. Annemin yaptığını çok severim özellikle.

Haftada kaç kez patates kızartması yiyorsun?

Hiç yemiyorum.

Ne, nasıl yani? Patates kızartması yemez mi insan?

Ayda yılda bir bira muhabbetinde canım isterse söylüyorum.

En yakın kız arkadaşın sevgilinle çok iyi anlaşıyor. Nasıl hissedersin?

Benim hiç öyle kıskançlıklarım yoktur. Hoşuma gider. Ama kıskanç olmamak bazen çok da iyi olmuyor. İpler o kadar ele verilmemeli.

Peki ben bu lafın üzerine gitmiyorum. Diğer soruya geçeyim…

Tamam (Gülüyor)

İşyerinde tuvalete gittin. Kabinlerden birindesin. Sen içerideyken yönetmenin koşarak tuvalete geldiğini ve cep telefonuyla son derece müstehcen bir konuşma yaptığını işitmektesin. Ne yapardın?

Hemen kalp atışlarım hızlanır. Ben de kalır. Hoşuma da gider bu durum. Merak ederim. Böyle şeyler yakalamayı severim.

Peki bekler misin yoksa sifonu çekip çıkar mısın?

Ay hayır canım sonuna kadar beklerim. (Gülüyor) Zaten bende kalacak, sonuna kadar dinlerim. Hatta daha çok tuvalette vakit geçiririm devamı gelecektir diye… (Gülüyor)

Bir partiye katılacaksın. Hoşlandığın çocuğun da bu partiye davetli olduğunu öğrendin. Nasıl giyinirsin?

Günlük yaşamımda spor giyiniyorum. Çok şık giyinmeyi beceremem. Her zaman sadeyimdir. Bu makyajı da sizin için yaptım. Ama hoşlandığım kişinin zevklerini az çok biliyorumdur, onun hoşuna gidebilecek birkaç şekil uydururum.

Asla giymem dediğin bir şey var mı?

Zerrin’in giydiği kıyafetleri asla giymem. Nerede satılıyor bu kıyafetler, kostümcü arkadaşlar nereden buluyor çok merak ediyorum. Ya ben bir soru sorayım. Birkaç röportajda “sıkıldınız mı” diye sormuşsun. Onu neden soruyorsun?

Özgüven yetersizliği.

Bence sorma.

Sıkıldın mı?

Hayır hiç sıkılmadım. Hatta bu kadar soruyu ne zaman sordun farkına bile varmadım. Diğer röportajları da okudum. Çok özel bir dil yakalamışsın. Bence hiç sorma.

Tamam. Çok sağol.

Rica ederim. Çok güzel vakit geçirdim.

Fotoğraflar: Caner Kasapoğlu http://www.canerkasapoglu.com

Pek yakında videosu için: 

Derya Karadaş: “Ben konsomatris değilim”” üzerine 11 düşünce

  1. Derya Karadaş yirim ben senii yaaa, tesadüfen karsilastim bu röportajla hava 13°C bulutlu ama gülmekten keyfim suan sezlongta güneslenen turist gibi tavan yapti :)) elinize kolunuza dilinize saglik

  2. internet uzerinden kendisine seviyeli bir arkadaslik teklif edebiliyormuyuz yoksa, gidip bilet mi almamiz lazim lakin kendileri al eve besle ayarinda o derece. zerrin valla super anlasiriz senle.

  3. sizi ilk olarak yalan dünyada tanıdım gerçekten sizi tanmımak sizinle vakit geçirmek isterim hatta kimi zaman sizin taklitlerinizi de yaparım ve aynı burçta olduğumuzu söylemek isterim .Zerrin İffet seni çok seviyorummm <3 <3

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s